02 Kasım 2009 Pazartesi

Bu sabah İstanbul




01 Kasım 2009 Pazar

sıcacık bir mekan & pratik bir tarif

*Cadde'ye yolunuz düşer ise ya da zaten "hep oralardayım ama farklı bir mekan arıyorum" diyenlere Peximet'i öneririm.Bir internet sitesi olmadığı için veremiyorum.


Peximet herhalde Bağdat caddesinin en ucuz yeri. Yemekler lezzetli, sunum farklılık yaratıyor, güleryüzlü hizmet ile şirin mi şirin bir cafe. Peximet Caddebostan barlar sokağında.


Öncesinde orda yemek yeme fırsatım olmuştu ancak bu sabah oraya kahvaltı etmek için gittik. Önceki gidişimizle ilgili bir resim yok ancak bu sefer bu kahvaltı tabağını pardon paletini sizlerle paylaşmak istedim.



Bu doyurucu kahvaltı paleti sadece 7,5 TL.Yemekler ise 10-15 TL arası değişiyor.


İşte bu da orda ne kadar mutlu olduğumun kanıtı


Resimde anlaşılıyor sanırım saçlarımı koyu kestaneye yani kendi rengine boyattım.

*Burdan hemen ikinci konuma geçmek istiyorum. Çok pratik hemencicik şipşak hazırlanıcak bir yemek tarifi vermek istedim.

Bunun için gerekli olan malzemeler:

4 adet tavuk göğüs

2 orta boy patates

1 kutu konserve bezelye

2-3 çorba kaşığı salça

1 çorba kaşığı yoğurt

Sıvı yağ

Dilediğiniz baharatlar (Tuz, karabiber, nane, kekik vs)

Önce ellerimizi bir güzel yıkıyoruz malum önce temizlik biraz tavuk mıncıklıcaz. Minik bir kaseye biraz salça, biraz yoğurt, tuz ve karabiberi karıştırıyoruz.Bu sosu 4 adet tavuk parçasına buluyoruz ve soslanmış tavukları buzdolabında en az 3 saat bekletiyoruz. Tavsiye edilen zaman aslında 1 gün öncesinden bu marine işleminin yapılması.

Zaman geçtikten sonra tavuklarımızı buzbolabından çıkartıp fırın poşetinin içine koyuyoruz. İçine bezelye, küp küp doğranmış patatesi ve tane karabiberi serpiyoruz. Yemeğimiz kuru olmasın diye tüm malzemenin üstüne gene bir kasede hazırladığımız bir çorba kaşığı salça ve sıvıyağ karışımını döküyoruz ve yemeğimizi fırına veriyoruz.

180 derecede 40-50 dk pişen yemeğimiz nefis kokular saça saça yenmeğe hazır.Tavuklar sos sayesinde yumuşacık ve çok lezzetli oluyor.

Resim koymayı çok isterdim ama tepsi sofraya geldiğinde yemeğe hemen yumulduk ve ben resim çekmeyi unuttum :)

Afiyet olsun

21 Ekim 2009 Çarşamba

gripik vakaa

domuz gribi İstanbul'a gelmiş diyen biri ile aynı yerde çalışıyorum ben.


koşarak kaçılır mı acaba?
hangi semte gelmiş?
bol bol portakal yesem faydası olur mu?
domuz gribi aşısı caiz midiri tartışanları aşılar kovalasın inşallah

13 Ekim 2009 Salı

Ben yokken "bura"larda


Havalardaki bulutlar arttı yavaş yavaş ,




Ege ıslık çalmayı denedi ısrarla, bir kere de Burcu dedi bu arada


İnglot'tan her zaman hayali kurulan o parlak renklerin olduğu bir palet hazırlatıldı onlarca renkler arasından seçim yapılıp ,



Quente haftasonlarının uğrak mekanı oldu.3 renkli parfenin hafif tadına doyulamadı ,



Bodrum'dan kalan alışkanlıklar Kuşadası ve istanbul'da da devam etti.Yemek üstü Bailey's yudumlandı oh çekile çekile ,


Kriz dendi, asılın işlere dendi,
denilenler yapıldı , yumulundu işlere,

Havanın kapalı olduğu Pazar sabahları battaniye altında dergi okuyarak keyif yapıldı ,


18 Eylül 2009 Cuma

İyi Bayramlar

Akşam Kuşadası'na yolculuk...
4 günlük tatili değerlendirelim dedik.Aslında bayramlarda çok uzaklaşmayı sevmem,anane,babane,uzun süredir görmediğiniz akrabalarla kucaklaşma zamanıdır ama bu sefer böyle oldu.

Tatile de ihtiyaç vardı zaten.Güneş, kum hayalleri inşallah yağmurlu havalara bırakmaz bizi.

Herkese mutlu bayramlar,iyi tatiller.

11 Eylül 2009 Cuma

Mola

vaktim yok gerçekten şuraya iki kelime yazıcak.
resimler birikti, konular birikti
eve çok yorgun dönüyorum, uyuya kalıyorum tv karşısında çoğu zaman
bir mola verdim burası için
sonrasında haftasonu belki evde mahsur kalırsak yağmur münasebetiyle karalarım iki kelam

28 Ağustos 2009 Cuma

Oldu olucaklar

Evet 2 hafta oldu bloğa girmeyeli.
O kadar yazıcak şey birikti ki aslında ama 2 dk vaktim olmadı bunları yazmaya.
Hem güzel hem de çok kötü şeyler oldu bu arada.
İş yerindeki çok yakın arkadaşım Tubik'im işten ayrıldı bugün.Biraz önce eşyalarını topladı,vedalaştı gitti.Yolun açık olsun Tubik.Biz zaten her zaman gene beraberiz.

Onun dışında yarın İstanbul Fashion Days için İtü'de olacağım.Canım arkadaşım Gamze Saraçoğlu'nun defilesini izlicez.Onun bu mutlu gününde yanında olucaz:))

Biriktirdiklerimle en kısa zamanda bloğumda yer alacağım.

16 Ağustos 2009 Pazar

Ben döndüm İstanbul yeni yaşımda bu sefer seninle değildim.

Bodrumdan karelerle postuma başlamak istedim.Bu kareleri görmek dönmüş olduğum gerçeğinin bana verdiği üzüntüyü biraz olsun hafifletiyor sanırım.

İşte bizim odamız.
Her sabah afiyetle yediğimiz kahvaltılardan bir tanesi.Beni tanıyanlar çok iyi bilir ki ben peynir konusunda sorunluyum.Başkasının evinde peynir yemem, dışarda peynir yemem bunun sebebi ise bir türlü evimde yediğim peynirin tadını bulamam. Ben ezine yerim kardeşim. Hatta arkadaşlarım beni kahvaltıya çağırdıklarında tedirgin olurum kendi peynirimi götürsem mi acaba derim:)Konunun özü şu ki en çok sevindiğim konu oteldeki peynirlerin ağzıma layık olmasıydı:D


Hava süperdi, Bodrum çok kalabalıktı, arkadaşlarımız yanımızdaydı tek sorunumuz Ortakent'te olduğumuz için Türkbükü'ne gitmemiz biraz zaman alıyordu.1 saat yol sonunda ulaştığımız Bianca ve Maki'den resimler.


Üşenmedik her gece Bodrum'a indik. Gecelerden bir demet.



































Bu arada ayın 15'i benim doğumgünümdü. Doğumgünümü Bodrum'da geçirmek için 1 gün tatilimizi uzattık. Bana verilecek en güzel hediyelerden biri de buydu zaten. Yaşımı merak edenlere tabii ki kaç yaşıma bastığımı söylemeyeceğim burdan aslında hatrı sayılır bir yaşta olduğumda ortaya çıkıyor zaten :)
Tüm tatil boyunca bir dediğimi iki etmeyen canım sevgilim'e, doğumgünümde saat 00:00'dan itibaren beni msj ve telefona boğan arkadaşlarıma çok çok teşekkür ediyorum.
Güneşin sıcaklığını, denizin serinliğini, balıklarla yüzmenin keyfini, sere serpe yatmanın rahatlığını, dans etmenin verdiği mutluluğu, çakır keyif olmanın verdiği tatlı hoşluğu bu tatilde doya doya çıkardık.
7 gün çok çabuk geçti ama çok güzel geçti...

04 Ağustos 2009 Salı

Tatilden önce son post

Bu aralar bloğa yazmayı bırakın giricek bile doğru dürüst zamanım olmadı.

Cuma akşamı Bodrum semalarına uzun bir bekleyişten sonra süzülüyorum. Bütün yazı İstanbul'da geçirip bütün arkadaşlarımın çoktan kapkara oldukları hatta 2.tatillerine çıktıklarını düşünürsek bu tatili çoook uzun zamandır bekliyorum.

Tesadüfen birkaç arkadaşımında aynı tarihlerde orada olucak olmaları tatilimizi daha da keyifli hale getiricek.

Bloğa gidene kadar bir daha yazamam herhalde. Son alışverişler,manikür,pedikür, bavul hazırlama derken zamanımın olucağını sanmıyorum.

16 Ağustos, doğumgünümden 1 gün sonra, İstanbulda'yım.

O güne dek ALOOOHAAAAA

31 Temmuz 2009 Cuma

Photo_şipşak_Shop

Photoshop ünlülerin hayatını kurtarıyor.

Ten rengini bronzlaştır,lekeleri sil, gözlerin rengini daha belirgin yap,allığı vurgula, teni pürüzsüzleştir,aydınlık ver işte karşınızda 5 dakikada harika bir Madonna...

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Un, şeker, yumurta


*2 haftadır kendimi How I Met Your Mother izlemeye adadım.

Eve gitsemde izlesem diye saat sayıyorum.



*Ben tanıyanlar bilir hayalim, kendi yaptığım kurabiyeleri ve pastaları satabiliceğim bir yer açmaktır.Bunun için bu güne kadar hiçbir atılımım olmadı sadece eşe dosta, konuya komşuya yedirdim ve hep övgü aldım ama yaptığım şeyleri satmak için bir girişimde bulunmadım taaa ki bugüne kadar. Bu öğlen İşyerimize yakın bir restorant olan AstaBlanca 'da yemeğimizi yerken cesaretimi toplayıp kahve ve çayların yanına servis edebilecekleri kurabiyeleri yapabiliceğimi söyledim.


Cafe'nin sahibi ise bunu kabul etti.


Yarın ilk denememi gerçekleştireceğim. Eğer beğenirlerse bunu süreli olarak yapabilirim.Bunu yapmayı çok ama çok istiyorum kim bilir bu belki de benim için bir başlangıç olabilir.


Yarın için sade ama çok lezzetli olan bu kurabiyelerden yapmayı planlıyorum.


Beğenilirse diğer hünerlerimi de gösterebilirim.Şans dileyin..

23 Temmuz 2009 Perşembe

Pardon bu beni yer mi??


Bugün Akatlar'da bir firmada toplantım vardı.Ve bakın beni kapıda ne karşıladı???


Şaşkınlığımı tahmin edebilirsiniz eminim ki.Şehrin ortasında, bir firmanın bahçesinde dişi bir aslan...

Bu pisicik henüz 1 aylık.Kuyruğunun üstünden atlayıp görüşmeme girdim.Kendisi ile resim çektiremedim ama bana poz vermesini sağlayabildim:))



20 Temmuz 2009 Pazartesi

Bunu size yan masadan gönderdiler

*17.07.2009 Cuma günü Serkan'la 1.yılımızı kutladık.Bu yazıyı yazarken gayet işyeride olduğum için bu konuyla ilgili çok romantik laflar söyleyemeyeceğim. O modda değilim çünkü.

Ama en nihayetinde çok ama çok sevdiğiniz, anlaştığınız ,saygı duyduğunuz ve saygı gördüğünüz, sizi takdir eden ve her zaman yanınızda olan, sırtınızı yasladığınız biri ile birlikte olmak dünyalara bedel.

1. yılımızı biz Palma d'Oro da kutladık.Yemeğimiz, şaraplarımız ve yan masadan bizim masaya gönderilen üstünde meşale kıvamında ateşler püskürten mumuyla pastamızı yedik.

Dişçimle karşılaştım orda.Yakın zamanda dişimde ameliyat olduğumu biliyorsunuz hatta bu durmudan nasıl korktuğumu da.

Neyse dişçimle orda karşılaşınca ve ona özel bir sebepten dolayı burdayız diyince kendisi nezaket örneği bir davranışla bize pasta gönderdi.Bugüne kadar bana yan masadan bişey gelmemişti, güzel bir duyguymuş.

Bu güzel jesti için kendisine teşekkür ederim tabii ama 3 ay sonra tekrar bir ameliyat olacağım için kendisinden hala korkuyorum.



*Ayrıca efendim başka bir konudan da bahsetmeden geçemeyeceğim.Cumartesi ya da Pazar tam hatırlamıyorum tv izlerken gördüm ve farklılık yaratmak isteyenler ya da eşyalarım bana özel olsun diyenler için işte size bir site.Nur Teker ayakkabı, ajanda, cüzdan, çanta, telefon hatta bilgisayar bile boyuyor. Siteden ürünlere bakabilir dilerseniz özel siparişde verebilirsiniz.
Valla öle dedi kendisi ben onun yalancısıyım.
Benim planım bir beyaz bir babete ya da beyaz bir portföye SCENT yazdırıp kelebeklerle süslemek.Bu konuyla ilgili kendisine mail atacağım.Yaparım derse güzel, fiyatta da anlaşırsak herşey şahane olur bence..